


Umudun ve İnadın İlçesi Beşikdüzü
Karadeniz insanına atfedilen "Karadeniz insanının umudunun bittiği yerde inadı başlar" sözünde büyük bir doğruluk payı olsa da, biz Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) kadroları olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Umutsuz durum yoktur, umutsuz insan vardır" sözünü şiar edindik.

Bu anlayışla, Beşikdüzü halkının hak ettiği estetik, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentsel yaşamı inşa etmekte kararlıyız. Beşikdüzü’nün geleceğine dair umudumuz da, bu topraklara hak ettiği değeri kazandırma inadımız da bakidir.
Beş Yıldızlı Otel Yanılgısı ve Görgüsüzlük Kültürüne Reddiye
Yıllardır kitle turizmi adı altında halkın belleğine kazınan tablo ne yazık ki değişmedi: Kıyıları betona boğan, doğayı tahrip eden, devasa hafriyat yığınlarıyla yükselen her şey dâhil beş yıldızlı otel blokları... İnsanı dinlendirmekten ziyade kalabalık içinde yalnızlaştıran bu anlayış; doğayı metalaştıran, doymak bilmez bir tüketim hırsının ve estetikten yoksun bir mimarinin vitrini haline gelmiştir. Büyükşehirlerin gürültüsünden, stresinden ve tükenmişlik duygusundan kaçan insanlara yine beton kutular içinde bir tatil sunmak trajikomik bir çelişkidir.
Bugün "lüks" kavramı yanlış bir şekilde; mahremiyetin yok edildiği, binlerce insanın aynı havuzu ve açık büfe kuyruğunu paylaştığı yapılara dönüştürülmüştür. Oysa modern insanın tükenmişliğini giderecek şey yapay şaşaa değil; sadelik, sessizlik, toprakla temas ve doğanın ritmine ayak uydurmaktır.
İşte bu noktada Trabzon’un incisi Beşikdüzü; sadece Karadeniz için değil, tüm Türkiye için ezber bozan yepyeni bir turizm kalkınma hamlesinin eşiğindedir. Beşikdüzü’nde ortaya koyacağımız turizm tasavvurunda kaba tüketim kültürü yoktur. Ziyaretçilerimizin para harcadıkça mutlu olan birer tüketici değil, doğayla ve yöre halkıyla samimi bağlar kuran saygın misafirler olmasını hedefliyoruz.
Doğayla Dost ve Sürdürülebilir Kalkınma Programımız
Bağımsız Türkiye Partisi kadroları olarak rant odaklı, geçici projeler yerine; ekolojik ve kültürel değerleri bütüncül olarak ele alan uzun vadeli kalkınma programlarını esas alıyoruz. Beşikdüzü’nde hayata geçireceğimiz modelin temel taşları şunlardır:
Ev Pansiyonculuğu ile Yerel Ekonomiye Can Suyu
Beşikdüzü’nün hem sahil şeridinde hem de kırsal mahallelerinde bulunan atıl konut stoğunu ekonomiye kazandırmayı planlıyoruz. Sahile yapılacak dev beton oteller yerine, yerel halkın evlerini misafirlere açtığı Ev Pansiyonculuğu Modelini hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
- Kültürel Paylaşım: Gelen turist sadece konaklamayacak; ev yapımı yöresel lezzetleri tadacak, hikâyelerimizi dinleyecek ve gerçek Karadeniz kültürüyle buluşacak.
- Adil Gelir Dağılımı: Turizm geliri büyük sermaye gruplarının kasasına değil; doğrudan mahalleliye, esnafa ve özellikle ev kadınlarına aktarılacak.
- Doğayla Uyumlu Bungalov Tesisler
Doğanın dokusunu zedelemeyen, tamamen ahşap ve yerel malzemelerle inşa edilmiş küçük ölçekli bungalov tesisler oluşturulacaktır. Yeşilin ve mavinin birleştiği alanlarda yer alacak bu yapılar, çevre kirliliği yaratmadan ziyaretçilere derinlemesine bir dinlenme ve arınma imkânı sunacaktır.
- Karavan Parklar ile Özgür Rotalar
Tüm dünyada yükselişte olan karavan turizmi için Beşikdüzü’nün doğasına uygun, altyapısı eksiksiz ve çevreye duyarlı Karavan Parklar inşa edeceğiz. Deniz ve yayla manzarasını buluşturan bu alanlar, doğasever gezginlerin Karadeniz’deki ana durağı olacaktır.
- Yelken Kulübü ve Su Sporları ile Denizle Barışma
Karadeniz’in hırçın ama büyüleyici sularını, mevcut Yelken Kulübümüzü geliştirerek ve yenilerini ekleyerek değerlendireceğiz. Motorlu ve gürültülü taşıtlar yerine rüzgârın ve insan gücünün ön planda olduğu yelken, kano ve kürek sporlarını teşvik edeceğiz. Düzenleyeceğimiz Su Sporları Festivalleri ile Beşikdüzü’nü ulusal ve uluslararası alanda su sporlarının cazibe merkezi yapacağız.




