

İDEOLOJİ!
Aynı tavanın balığıyız he mi?
Tavanın altında ateş, tavanın sapı başka bir balığın elinde!
İdeolojiler de gökten indi zembille!
"Her şey birdenbire oldu
Birdenbire vurdu gün ışığı yere
Gökyüzü birdenbire oldu
Mavi birdenbire
Her şey birdenbire oldu
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire
Yemiş birdenbire oldu
Birdenbire
Birdenbire
Her şey birdenbire oldu
Kız birdenbire, oğlan birdenbire
Yollar, kırlar, kediler, insanlar
Aşk birdenbire oldu
Sevinç birdenbire"
Orhan Veli herşeyin birdenbire olduğunu söyleyip adlarını da vermiş tek tek. Ama bir şey eksik gibi Orhan'ın listesinde....
İdeoloji!
İdeolojinin de birdenbire olduğunu, nerden ve nasıl olduğu bilinemese de ideolojinin de gökten yere birdenbire indiğini , yer ile yerdekiler ile hiçbir ilgisinin olmadığını ve bu yüzden de zaten bir boka yaramadığını, yaramayacağını da söyleseydi!
Söylememiş!
Belediye binasının küçük olanı da büyük olanı da, belediye meclisinin küçük olanı da büyük olanı da, belediye başkanının küçük olanı da büyük olanı da yerde ama ideoloji gökte! Müteahhitin küçük olanı da büyük olanı da yerde ama ideoloji gökte! Rantın küçük olanı da büyük olanı da yerde, yalakanın küçük olanı da büyük olanı da yerde ama ideoloji gökte!
Siyasi partiler yerde ama ideolojiler gökte! Fon'una kadar soymak da soyulmak da yerde ama ideoloji gökte!
E sen bunu bilmeyip de yerdekilerin işlerine takoz olmaya kalkışırsan ; elbette haklı olarak , "Sen de her şeye ideolojik yaklaşıyorsun!" diyecekler!
Anayasa'da, Kanun'da ; Kamu Orta Malı olarak tanımlı Şehit Üsteğmen Erdal Kurtoğlu Parkı'nın, park vasfı kaldırılsın ve bu alan turizm - ticari vasıflı bir alan olsun diye belediye meclisinde önerge görüşeceksin! "Yok öyle üç kuruşa beş köfte, bura turizm - ticari mekân hâline gelecek ve burda beş köfte altı kuruşa satılacak, böylelikle Beşikdüzü kalkınacak. Altı kuruşun olduğunda sen de girebilirsin buraya ama senin altı kuruşun olmaz da buraya giremezsen, yani sen ve senin gibi üç kurşluklar kazanamazsa bile Beşikdüzü kazanacak!" diyeceksin..
Ve sana!
"Ya bi dakka kardeşim ; burası kent müştereki yani kamu malı. Yani herkesin. Herkesin olduğu için de hiç kimsenin! Herkes buraya gelip beş para vermeden akşama kadar bir ağaç gölgesinde oturma hakkına sahip. Anayasa da kanun da söylüyor bunu. Halk kullanıyor burayı. Kullanımına katılmak için vatandaş olmak yeterli. Sen , vatandaşı müşterileştiriyorsun. Müşteri cebinde parası olana denir!" dendiğinde öfkeleneceksin!
"Sen de her şeye ideolojik yaklaşıyorsun!"
"Sen yaklaşmıyorsun öyle mi?
"Rant da ideolojik bir mesele değil zaten! Parası olmayana ağaç gölgesini bile çok görmenin de ideolojiyle hiçbir ilgisi yok he mi?




