


Bir ilçede iki yönetim vardır: merkezi yönetim ve yerel yönetim. Merkezi yönetim, devlet adına görev yapan kaymakamlar ve kamu görevlileri tarafından; yerel yönetim ise halkın seçtiği kişiler tarafından yürütülür.
Kaymakam, merkezi yönetimin ilçedeki en yetkili temsilcisidir. Yıllarca makam odasının kapısını halka açmayan, görevini yalnızca memurları denetlemekten ibaret gören kaymakamlarla karşılaştık. Oysa kaymakamlar makam koltuğunda oturmak için değil; halkın sorunlarını dinlemek, çözüm üretmek ve ilgili yerlere iletmek için vardır.
Görevleri yalnızca ihmali olan memurlar hakkında soruşturma başlatmak ya da işine gelmeyeni uyarmak değildir. Kaymakam halkın içinde olmalı; yetki ve sorumlulukları çerçevesinde köylere gitmeli, sorunları yerinde görmeli, yolu olmayana yol, suyu olmayana su ulaştırmak için çaba göstermelidir. Evsizin, kimsesizin ve derdi olanın derdiyle dertlenmeli; imeceyle yapılan çalışmalara öncülük etmelidir. Çünkü kaymakam, halkın gözünde devleti temsil eder.
Beşikdüzü’nde bu anlayışla görev yapan kaymakamlar tanıdık mı? Evet. Bayram Ali Köse’yi ve son kaymakamımız Muammer Sarıdoğan’ı tanıdık. Sayın Sarıdoğan, henüz iki aylık görev süresinde Beşikdüzü’nün sorunlarıyla yakından ilgilenmiş ve çözüm için adımlar atmaya başlamıştır. Yerel yönetimle iş birliği yaparak daha güzel ve yaşanabilir bir Beşikdüzü için elini taşın altına koymuştur. İnşallah kendisinden daha güzel haberler duyarız.
Halka dokunanlar unutulmaz. Amcam Osman Turan Erçin’in 1972 yılında Amasya’nın Taşova ilçesinde kaymakam olarak görev yaptığı dönemin üzerinden 45 yıl geçtikten sonra, vasiyetini yerine getirmek ve mezarını ziyaret etmek amacıyla Taşova’dan gelen temsilciler bunun güzel bir örneğidir.
Sayın Muammer Sarıdoğan’ı tebrik ediyor, görevinde başarılar diliyorum. Her insanın siyasi bir görüşü olabilir; ancak görevini hakkaniyetle ve adaletle yapanlara sahip çıkmak, onları desteklemek gerekir.
Mehmet Adil Erçin
Emekli Öğretmen




