Reklam
Reklam
BIST 100
11.151,03 -0,01%
DOLAR
49,7880 0,07%
EURO
55,4970 -0,24%
GRAM ALTIN
6.500,33 1,16%
BITCOIN
80.648,00 1,15%
FAİZ
39,59 -0,25%
GÜMÜŞ GRAM
87,17 0,93%
GBP/TRY
66,3525 -0,10%
EUR/USD
1,1131 -0,38%
BRENT PETROL
109,62 -0,81%
ÇEYREK ALTIN
10.628,03 1,16%
Trabzon Parçalı Bulutlu
Trabzon hava durumu
22 °
Reklam
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Mehmet Adil Erçin : Beşikdüzü Sahilde Olup Denize Hasret Kalan Kasaba!

Mehmet Adil Erçin : Beşikdüzü Sahilde Olup Denize Hasret Kalan Kasaba!

Reklam
14
Reklam
Trabzon'un batıdan giriş ve çıkış kapısı…
Türkiye'de kurulan Köy Enstitülerinden birine ev sahipliği yapmış, eğitimin ve aydınlanmanın öncüsü olmuş bir ilçe…
Türkiye'nin aydınlık yüzü, şirin bir Karadeniz kasabası…
Adı Beşikdüzü…
Ne zaman Beşikdüzü'nden söz açılsa, anılar hep aynı kelimeyle başlar:
“Eskiden…”
Eskiden kavlağan ağaçlarının altında yapılan sohbetler vardı.
Denizin neredeyse evlerin kapısına dayandığı kumsallar vardı.
Taş Kahvesi, insanların buluştuğu meydanı, kendine özgü canlılığıyla Perşembe Pazarı vardı.
Deniziyle, yeşiliyle, kültürüyle yaşayan bir kasaba vardı.
Peki, ne oldu bu güzelim Beşikdüzü'ne?
İster yanlış siyaset deyin, ister plansızlık, ister duyarsızlık…
Sonuç ortada!
Deniz uzaklaştı.
Okullar yıkıldı.
Kavlağanlar kesildi.
Parklar ortadan kaldırıldı.
Sahil yok edildi.
Tarih silindi, hatıralar kayboldu.
Bir zamanlar doğasıyla ve eğitim kurumlarıyla övünen Beşikdüzü, betonun esiri hâline geldi.
Dağları kesildi, doğal yapısı bozuldu. Altyapısı yetersiz, şehir planlamasından uzak, gelişigüzel yapılmış eğri büğrü binaların yükseldiği bir yerleşim alanına dönüştü.
Yetmedi!
Sahildeki güzelim otel ve park satıldı.
Bir zamanlar denizle iç içe olan yaşam alanları, bugün iki yol arasına sıkıştırıldı.
Düşünebiliyor musunuz?
Deniz kıyısında kurulmuş bir ilçede yaşayan insanlar, denize ulaşabilmek için önce eski sahil yolunu, ardından yeni sahil yolunu geçmek zorunda!
Yeni sahil yolu ise şehirle deniz arasına çekilmiş kocaman bir set!
Şehirden yüksek, ilçenin denizle bağını koparan, Beşikdüzü'ne doğrudan giriş ve çıkış imkânları bile bulunmayan bir yol!
Yol yaptık dediler, denizi kaybettik!
Şehri büyüttük dediler, yaşam alanlarını küçülttük!
Modernleştirdik dediler, geçmişimizi sildik!
Şimdi soruyorum:
Bir ilçenin tarihi yalnızca eski fotoğraflarda mı yaşamalı?
Bir çocuğa denizin eskiden nerede olduğunu göstermek için fotoğraf albümü mü açmalıyız?
Şehircilik, her boş bulduğumuz yere beton dökmek midir?
Kalkınma, doğayı ve geçmişi yok etmek midir?
Bir şehrin geçmişini yok ederek geleceğini kuramazsınız!
Bugün Beşikdüzü'nün sorunu yalnızca denizinden uzaklaşması değildir.
Asıl sorun, ilçenin kendine özgü kimliğini ve kasaba ruhunu kaybetmesidir.
Binalar yükselirken yaşam alanları daralıyor. İnsanların birlikte vakit geçirebileceği, nefes alabileceği alanlar azalıyor.
Ah be dostlar, ah!
Sahilde olup denize hasret kalan bir kasaba mı arıyorsunuz?
Gidin Beşikdüzü'ne!
Bir zamanlar Türkiye'nin dört bir yanından insanların okumaya geldiği, aydınlık yarınların hayalini kurduğu o güzelim kasaba, bugün kendi geleceğini arıyor.
Beşikdüzü'nün ihtiyacı daha fazla beton değil; daha fazla yeşil, sosyal yaşam alanları ve deniziyle yeniden buluşmaktır.
Çünkü şehirler yalnızca binalardan ibaret değildir. İnsanıyla, doğasıyla, tarihiyle ve hatıralarıyla yaşamaktır.
Bir şehri yok etmek için her zaman kepçe gerekmez. Bazen yanlış kararlar, bazen suskunluk, bazen de duyarsızlık yeter!
Ve ne acıdır ki…
Bir zamanlar denizin evlere değdiği Beşikdüzü'nde, bugün insanlar denize hasret!
Vah Beşikdüzü, vah!
Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?