Reklam
Reklam
BIST 100
13.687,86 -0,63%
DOLAR
47,3952 0,01%
EURO
54,0056 0,06%
GRAM ALTIN
6.126,33 -0,17%
FAİZ
41,88 -0,31%
GÜMÜŞ GRAM
87,18 0,13%
BITCOIN
63.921,00 0,13%
GBP/TRY
63,0410 0,05%
EUR/USD
1,1390 0,03%
BRENT
86,77 3,19%
ÇEYREK ALTIN
10.016,54 -0,17%
Trabzon Açık
Trabzon hava durumu
22 °
Reklam

Değirmenin Suyu

Reklam
Değirmenin Suyu
Reklam

DEĞİRMENİN  SUYU

Bir zamanlar bir köyde, köylüler köyün ortak malları olan bahçeleri ve tarlalarını   ortaklaşa işliyorlar ve ürünlerini köyün ortak malı olan değirmenlerde mamul hale getirip paylaşarak mutlu bir yaşam sürüyorlarmış. Köylüler tarlalarının bakımı, değirmenlerinin onarımı, kapasitelerinin artırılması gibi işlerin bir elden ve daha iyi yürütülmesi için aralarından birini yetkili bir Bey olarak görevlendiriyorlarmış. Öyle ki bu sayede çevresine göre bir hayli güzel ve de modern görünüm kazanan bu köye çevre köyler imrenerek bakıyorlar sık sık gezmeye ve ziyaretlere gelerek bu köydeki gelişmeleri öve öve bitiremiyorlarmış.

Gel zaman git zaman köye yeni bir Bey seçme zamanı gelmiş, birkaç kişi Bey olmak istemiş, köylüler bir tercihte bulunacakmış. Bey adaylarından biri” ben köyümüzü daha da ilerilere taşıyacağım, tarlalarımızı daha verimli yapacağım, değirmenlerimizin kapasitesini artırıp ürünlerimizin  ihtiyacımızdan fazlasını satıp gelir elde edecek kısacası köyümüzü zenginleştirip bir Eyalet gibi yapacağım, eskimiş evleri yenileyip yeni yeni konaklar yaptıracağım” diye vaatlerde bulunuyormuş .

Köylüler ilk zamanlar bu vaatlere biraz temkinli yanaşıp “acaba yapabilir mi” diye birbirlerine soruyormuş . Bazıları “yapar mı yapar, onun yukarılarda pek çok tanıdıkları da vardır, hem gençtir, hem cevvaldir” diye kanaat bildiriyormuş. Derken vaadi bol olan kişiyi Bey olarak görevlendirmişler. Bey, vaatlerini gerçekleştirmek ve gerekli parayı temin etmek için ilk iş olarak başka köylerin topraklarından geçerek köyün değirmenlerine gelen suyu “Allah’ın suyu ne olacak nasıl olsa yağmur yağar kar yağar “ diyerek kullanım hakkını komşu köylere satmış, aldığı para ile de eski otantik köy konağını yıkıp, yerine kocaman ,devasa birkaç tane konak yaptırmış. Köylüler biraz şaşkın, biraz tedirgin olanı biteni kavramaya çalışırken, Bey’in beklediği kar ve yağmur bir türlü yağmaz olmuş. Tarlalar sulanamayınca ürünler azalmaya başlamış. Yetişen bazı ürünler de değirmeni döndürecek su artık olmadığından elde kalıp bir işe yaramaz olmuş. Bey bu kez nasılsa ürün alamıyoruz diye tarlaları da suyu olan başka köylere satmış. Köyün sayfiye yerlerini de başka köylülere satmış, derken bir zamanların imrenilerek bakılan köyüne kara bulutlar çökmüş. Köylüler çaresizce biz bu satışlara karşıyız istemiyoruz diye Kadılara başvurmuş ama her şey öylesine birbirine karışmış ki, Kadılar bile işin içinden çıkamaz duruma gelmiş.  Daha sonra gelen Beyler bile bütün iyi niyetlerine rağmen içinden çıkılmaz duruma çare olamamışlar.

Köylüler “Keşke değirmenimizin suyu satılırken karşı çıksaydık. Şimdi El de olan, suyu akan değirmenimiz, bize yeten tarlalarımız, şimdi çorak olan sayfiye yerlerimiz durur olsaydı” diye Ah çekip dertlenmeye,  komşu köylerdeki gelişmelere hüzünle ve imrenerek bakar olmuşlar. Çarşıya pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak bu olsa gerek demişler…

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?