

EĞİTİM POLİTİKAMIZ
Eğitimin çeşitli tanımlarından birini de bir ülkenin insan kaynaklarının çağa uygun bilgi ve davranışlarla donatılması için uygulanan ulusal programların genel adıdır diye özetleyebiliriz. Ülkeler eğitim programlarını oluştururken milli, manevi, tarihi, kültürel ve ekonomik yapı ve de gereksinimlerini dikkate alırlar. Öyle ki Eğitim politikasını oluştururken ülke gereksinimlerine göre kısa ve uzun vadeli planlamalar ve de birimler oluştururlar. Eğitim süreçlerini en baştan en sona kadar ülkelerinin değerlerini ve gerçeklerini dikkate alarak planlarlar. Bu süreçte tespit edilen amaçlara ulaşmak için ise, istikrar, çağdaş yöntemler, fiziki alanlar, eğitilmiş insan kaynakları ve eğitim materyalleri en önemli etkenlerden biri olmaktadır.
Ülkemizde ise Cumhuriyet ile yeni ve çağdaş bir Milli Eğitim Politikası oluşturulmuş, kısa zamanda okur yazarlık ve okullaşma oranı artmış, insanımızın temel gereksinimlerini gidermek üzere birimler ve programlar oluşturulmuş, ülkemizin kırsal kalkınma hamlesi için bize özgü bir eğitim seferberliği başlatılmış ve neticede önemli mesafeler katedilmiştir.
Günümüzde Eğitim gelişmemizin ise onca yatırım, fiziki olanaklar ve eğitilmiş insan kaynaklarına rağmen ilk yıllardaki hızından bir hayli uzak olduğunu üzülerek gözlemekteyiz. Öyle ki temel eğitimini, bilgi ve davranış donanımını ilk ve orta öğretimde tamamlamış olarak, artık bu temel bilgilerini araştırma ve bilim üretme amacıyla kullanacağı Üniversitenin sınavlarına giren öğrencilerimizin sınav verileri oldukça düşündürücüdür. Şöyle ki; 2024 yılı Yüksek Öğretim Kurumlar Sınavına katılan 2.819.362 öğrencimizden 63.798 kişisi 1 Bir soruyu dahi doğru yanıtlayamamış, Temel Yetenek Testi (TYT) 40 Türkçe sorusunun doğru ortalaması 20.17 olmuş, 40 Temel Matematik sorusunun doğru ortalaması 6.92 olmuş, 20 Fen Bilimleri sorusunun doğru ortalaması 2.86 olmuş, 20 Sosyal Bilimler sorusunun doğru ortalaması ise 8.39 olmuştur. Ayrıca Uluslararası öğrenci başarı değerlendirme programı (PISA)’nın 2022 yılında yaptığı bir değerlendirmeye göre Türkiye değerlendirmeye katılan 81 ülkenin yarısından daha gerilerde yer almıştır. Yine PISA verilerine göre Yurdumuzdaki her 10 öğrenciden 3 tanesi okuduğunu anlayamamaktadır. Ayrıca yurdumuz sathına yayılmış 131’i Devlet 78’i özel-vakıf olmak üzere toplam 209 Üniversitenin dünya üniversiteler sıralamasındaki yerleri ve mezunlarının ülkemiz sorunlarına katkı oranları da düşündürücü boyutlardadır. Bütün bunlara, eğitim çağındaki bireylerin uyuşturucu, şiddet vb. istenmeyen davranışları eklendiğinde eğitim politikamızın sorunlu olup yeniden yapılandırmaya gereksinimi olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Toplumun temelinin aile olduğu, her ailenin bir eğitim birimi olduğu ve ailede eğitimi sağlayacak kişilerin anne baba olacağı gerçeğinden hareketle tüm anne babaların kesintisiz çağdaş eğitim sürecinden geçerek temel ebeveynlik ve okul müfredatına evde katkı sağlayabilecek yeterliliğe kavuşturulması gerekir. Böylece:
1-Okul, aile ve çevre denilen eğitimin temel etkenlerinden biri olan aileler asıl görevlerini tam olarak yerine getirebilirler. 2-Ebeveynler yetiştirdikleri çocuklarını daha sağlıklı gözlemleyebilir, daha çok yardımcı olabilir, daha kolay iletişim kurabilir 3- Aile daha saygın bir kurum olabilir. 4-Çevre olanaklarının yetersiz olduğu bölgelerde ise yatılı Bölge Okullarından yararlanılabilinir… İşte yeni Eğitim politikasının da temeli bu, yani Eğitimli ve eğitici aile olmalıdır. Bunun için de Ulusal Eğitim Politikamızı; Örneğin, 1 yıl okul öncesi olmak üzere 9 yıl tüm öğrencilere kesintisiz zorunlu temel eğitim, 1 yıl mesleki becerileri belirleme ve meslek yüksek okullarına yönlendirme, 2 yıl akademik başarılı öğrencileri ilgi alanlarına göre Üniversite hazırlık eğitim sürecinden geçirme ve yönlendirmeye programlamalı. Üniversiteleri ise araştıran, ülke sorunlarına çözüm alternatifleri üreten, Köy Enstitüleri gerçeklerine uygun, özgün ve de uygulama alanı olan, teorisini pratikte kanıtlayabilen ilim merkezlerine dönüştürebilirsek toplum olarak az zamanda çok önemli aşamalar kaydedip, eğitimin gücüyle birçok genel sorunumuzu temelden çözmüş olabiliriz…
Her şey daha güzel ve daha yaşanır yarınlar için…….




