

HIRSIZ !
Kapılar sürgülenmemişti!
"Neden sürgülemediniz?"
"Çünkü gelenin geleceğini düşünemedik!"
Pazartesi'nin Salı'ya, Salı'nın Çarşamba'ya benzeyeceği fısıldandı tavşan izi kulaklarımıza!
E bebeğim, ee e!
Sonra okul!
"A = B, B = C ise A = C'dir." dediler öğretmenler!
Benzerlikle eşitlik karıştı birbirine. Salı, Çarşamba, Perşembe...
Wilhelm Friedrich Hegel, klasik özdeşlik ilkesini ("A = A") soyut bulur. Ona göre gerçeklik durağan değil, hareket ve çelişki içindedir. Bir şey zaman içinde değişir; dolayısıyla onu yalnızca kendisiyle özdeş görmek eksiktir.
Bir şey yalnızca kendisi değildir; aynı zamanda değişiminin ve karşıtının da izlerini taşır.
Cumhuriyet'in gelmesiyleydi ; çok büyük değişiklikler olduydu buralarda. Gül dağıttılardı pazaryerlerinde kadınlar!
Ve hırsız söylemez hiç kimseye hangi saatte geleceğini!
İnsan, düşündüğü yerde yaşar!
Biz, Gözaçan Park'ta yaşıyoruz Beşikdüzü'nde...
Gülten Akın gelmeseydi Gözaçan Park'a , bu yazı öyle yere düşmeyen tüy gibi bekleyecekti ölümü boşlukta!
"İnsanlar bir gülü bir senetle
Değiştirmeye alıştılar
İnsanlar başka insanların hayatını
Bir hezaren sandalye midir hayat
Dizip kaldırmaya alıştılar
İnsanlar yüreği ve onuru, alıştılar
Yelin üflediği yaprak mıdır onur
Yürek arsız otlar gibi ayak altında
Tanımıyor kimde kimseyi
Ve kendini tanımak istemiyor
İnsan tanımazsa kendini insan
Nasıl varolabilir"
Elmanın kurdu , harfin hırsızı / Durur içerisinde!




