

İŞMAR AVARASINA DÜDÜKÜ TENCERE YAZISI !
"Başkalarının hatalarından ders çıkarmaya çalışın. Hepsini kendiniz yapacak kadar uzun yaşamayabilirsiniz.”
Söz, bir briç oyuncusuna ait.O da belki başkasından almıştır. Hatırlayabilseydim adını da söylerdim...
Gözaçan Park'ta var. Özellikle yaz aylarında gurbetçilerle canlanıyor Beşikdüzü'nde briç.
Bu gün (18 Temuz) Tonya'daydık. İkili turnuvaya katıldık Tonyaspor Briç Kulübü'nde. Briç kulübü Beşikdüzü'nde de olsa... İlgi, emek ve bedel ister elbette! Bakalım...!
Cumartesi... Beşikdüzü'nden dört kişiydik. Oyun içinde kısa aralıklardan birinde bir arkadaşımız çarşı pazara dalıp çıkmış. Geldi:
"Tonya'da patates 50 lira, Beşikdüzü'nde 70 lira!"
"Sen de Tonya'dan al, serbest piyasa!"
Bu iki cümle düdüklü tencereyi hatırlattı bana!
Düdüklünün içinde basınç belirli bir seviyeye ulaştığında, basınç tahliye valfi fazla buharı dışarı verir. Düdük sesini andıran tıslama bu buharın kontrollü olarak çıkmasından kaynaklanır. Böylece tencerenin içindeki basınç güvenli seviyede tutulur. Mekanizma böyle olmasa, yani tencerenin içinde artan basınç tahliye edilemezse...Güm !
Kapitalizm de düdüklü tencere gibi!
İçerde biriken öfkenin yarattığı basıncı kontrollü olarak dışarı salar. Onlarca çeşidi vardır bunun. Ağır tonajlısından hafif tonajlısına çeşit çeşit... Faşizm!
Butlan'dı, guguk'tu , bekâ'ydı! Daha olmadı bisiklete asma yaprağı, öğretmene ters kelepçe! Daha olmadı Sekü'de Alagöz Madencilik'e karşı suyunu savunan Mesut'a yüzonbeşbin lira ceza!
Keşkek yatağında dana antrikot!
Patates yetmiş!
İş...!
"Bak işte yaklaşıyor fırtına
Bak yine yükseliyor dalgalar
Yollardan sonra
Yıllardan sonra
Şarkılar söylüyor çocuklar
Yollardan sonra
Yıllardan sonra
Yeniden yanyana...."
Ekmek boğazda kalırsa su, su boğazda kalırsa...!
Selam işmar avarası olmayana!




