

MAKASÇI!
Geçim derdi kadimdir meselâ.Eski değildir, kadimdir!
Nuh, dediydi bu lâfı. "Tufan'dan önce de vardı geçim derdi, şimdi de var! O yüzden kadimdir!" dediydi fındıklıkta demir elmasının altında.
Beşikdüzü'nün köylerinden birinde yaşadı Nuh. Mevsiminde fındıkta rençberdi ama baskül yapmaktı asıl işi. Yapar - satar, ekmek parası...
Çocukları okula gider, okul köyün içinde. Karısı tarlaya gider, tarla köyün içinde. Gaz lambaları, kandiller yanar akşamları evlerde, evler köyün içinde. Köyün üstünde ay sofra! Işıkta doz doz uçuşur dozirikler, köyün içinde!
Geçim derdi köyün içinde!
Allah'tan fındık vardı eh işte kadar. Kokulu üzüm, Dıba üzümü, pazı, lahana, patates, mısır.... Bir de kirazlar renk renk Haziran'da köyün içinde!
Sırtında kemre hararı tarlaya giden karısına baktı da mırıldandıydı Nuh:
"Güzel kadınları severim
İşçi kadınları da severim
Güzel ve işçi kadınları
Daha çok severim!"
Çocukların ortancası okuldan geldiydi, akşamdı. "Boba, boba vazife verdi öğretmen, bobanızdan öğrenin! dedi. " Bir ata sözü yazacakmışız defterimize. Yarın bakacak öğretmen!"
Nuh, durdu bir an! Düşündü bir anda! On iki saatin altına düşmüyor Allah'ın her günü çalışılıyor ama o kadim dert, geçim derdi köyün içinde! Sebebi köyün dışında besbelli. İçinde olsaydı rastlardım yolda izde!
"Yaz" dedi oğluna:
"Var mı paran var aklın
Yok mu paran yok aklın!"
Çocuk geçirdi ki içinden, "Kirazlarımız var renk renk!"
**
Demiryollarının kesiştiği her yerde, bir makas düzeni bulunur. Makasçı, bu düzeni, tren geçmeden önce, uzaktan idare ederek, tekerleklerinin sağdaki ya da soldaki raylardan birine geçmesini sağlar.
Nuh'un haberi var mıydı Marks'tan ve makastan!
Oğluna yazdırdığı ata sözünden başka delil yok elimizde!



